21 Mayıs 2015 Perşembe

Panik Atak

Panik atak (Panik Bozukluk) günümüzde "Sosyete Hastalığı" olarak adlandırılsa da sosyetik  hiçbir tarafı yok maalesef, aksine bazı insanları sosyal hayattan da koparabiliyor. Özellikle 30’lu yaşlardan sonra hassas yapılı bayanlarda (Mükemmeliyetçi, "A Tipi Kişilik" özelliği taşıyan insanlar) görülen bir rahatsızlık ve doktor kontrolünde tedavisi mümkün. Psikoloji ve kişisel gelişim eğitimlerimden yola çıkarak ve bence en önemlisi, yaşayan biri olarak bu rahatsızlık konusunda biraz bilgi vermek istiyorum fakat belirtmeliyim ki; ben doktor değilim ve bu yazım yalnızca yaşadıklarımdan, psikoloji eğitimlerimden, doktorların açıklamalarından ve araştırmalarımdan harmanlanmıştır.

Öncelikle söylemeliyim ki;  bu bir hastalık olarak kabul edilmiyor ve doktorlar bunu “Rahatsızlık” olarak adlandırıyor. Çünkü atak geçiren kişi, o esnada ölümün kıyısından geçiyormuş gibi hissetse de aslında bu durum tamamiyle bir yanılsama, beynin gerçek sandığı bir tiyatro ve kesin bilgi; kimse panik ataktan dolayı ölmüyor, çıldırmıyor ve felç olmuyor.

Panik Atak

Peki Nedir Bu Panik Bozukluk?
Beynin otonomik sinir sisteminde oluşan bir tehlike çanı, kişiyi korumak için devreye giren bir tür alarm aslında. Her insanın beyninde bir adrenalin sınırı vardır ve bu sınır; kişinin vücut yapısındaki moleküler adrenalin toplamı ile oluşmuştur. Otonomik sinir sisteminin görevi; kalp atışı, nabız, ışığa göre büyüyüp küçülen göz bebeği gibi otomatik sistemleri düzenlemek aslında fakat bir görevi de bizi hayatta tutmak. Vücutta, adrenalinin moleküler toplamı, belirlenen sınırı geçtiği anda beyin alarm durumuna geçiyor ve işte ataklar da bu durumda devreye giriyor. Çünkü bu sevimli merkez (!) olmayacak şeyleri bile tehlike olarak algılayarak vücuda bazı emirler göndermeye başlıyor. Biraz hikayeleştirip anlatmak istiyorum;

“Sınırı aştın adrenalin! Hey sen tehlikedesin! Kaç ya da savaş! Kalp; fazladan pompala; kollara ve bacaklara kan gitmeli çünkü koşman ya da savaşman gerek!” diyor ve başlıyor çarpıntı, elde ayakta titreme, karıncalanma hatta uyuşma.
“Mide, meshane ve bağırsaklar! Kaçması veya savaşması için sizin içinizdeki ağırlığa gerek yok, sadece hızını kesersiniz! Boşaltın ağırlıkları!” diyor ve başlıyor öğürmeler, kusmalar, aşırı ve sık idrar, bağırsaklarda spazmlar.
“Topla adrenalini topla topla! Hooop boşalt birden vücuda ki daha hızlı hareket etsin!” diyor ve adeta kişinin başından aşağı buz gibi su dökülüyor "Ice Bucket Challenge" gibi. Birden vuruyor gibi hissettiriyor.

Ve bunun gibi birçok durum yaşanır. Titreme, ürperme, çarpıntı, mide bulantısı, kusma, çıldırma hissi, ölüm korkusu, kalp krizi geçiriyormuş gibi hissetme, terleme, kol ve bacaklarda karıncalanma, etrafın gerçek dışı gibi görünmesi, seslerin uğultu şeklinde algılanması, baş dönmesi, nefes almakta zorluk hissi ve buna benzer belirtilerin en az dördünün aynı anda görülmesi ile tanı konuluyor genellikle.
Aslında bu rahatsızlık konusunda yazacak, söyleyecek çok şey var fakat yazının çok uzun olmaması için burada bitirmek istiyorum. En azından bu rahatsızlığı bilmeyenlere tanıtmak ve yaşayan yakınlarınız varsa onlara daha anlayışlı olmak gerektiğini de hatırlatmak isterim.

Bol şifalı ve huzurlu günlere..

Panik Atak Rating: 4.5 Diposkan Oleh: Duygu Göker

22 yorum

yaşayan arkadaşlarım var çok fena bir durum :-((

İşler ters gittiğinde benim de midemin bulandığı oluyor. İnsanı engelleyici bir durum.

Aynen öyle maalesef :( Allah kimseye yaşatmasın..

Her mide bulantısı panik atak değildir tabiki ama düşünce gücüyle ilk etkilenen organımız da mide maalesef :(

Arkadaşlarım arasın da bu sıkıntıyı yaşayanlar var .Atak anları yüzünden acillik olduklarını da biliyorum. Tam teshiş koyulduktan sonra psikiyatri yardımı aldılar ve şimdi biraz daha rahatlar.
Ben de bunu ilk yıllar önce bir gazetede çeşitli meslek gruplarından kişilerle yapılan röportajlarda okumuştum ama birebir yaşanılanı arkadaşlarım da gördüm.

çok güzel ve bilgilendirici bir yazı emeğinize sağlık...

Benimde bir arkadaşımda vardı.Bizzat şahit olduğum bir durum.Gerçekten çok zor...

Evet gerçekten çok zor bir rahatsızlık. Sosyal hayatı sıfırlama durumuna getirebiliyor maalesef. Evden çıkamamak, araca binememek, yalnız kalamamak gibi sonuçlarla bu rahatsızlığı yaşayanlar depresyona girebiliyor, işinden olabiliyor. Çok bilinen yaygın bir rahatsızlık ama çok çok da zor maalesef :(

Çok teşekkür ederim :) Sevgiler <3

Evet, çoğu insan basit bir şey veya şımarıklık olarak görebiliyor ama işin aslı çok farklı. Çeken biliyor maalesef, Allah kimseye yaşatmasın :(

yaşayan için çok zor bir durum bendede var yıllardır ilaç kullanıyorum

Çok geçmiş olsun; çekenin halinden çeken anlar o yüzden sizi çok iyi anlıyorum. Allah yardımcımız olsun ama geçmeyecek bir rahatsızlık değil, sadece bakış açımızı ve baş etmeyi öğrenmemiz gerekiyor.

Ellerine sağlık canım, önemli bilgiler cidden.. Selamlar - Meltem :)

Çok teşekkür ederim canım benim :) <3

ben yaklaşık 3 yıl bununla savaştım insanın hayatını ciddi derecede etkileyen birşey ama geçen yıl kurtuldum çok şükür:) bence insanlar bu rahatsızlığın üstünü kapatmamalı, yüzleşmeli ve bir psikiyatrist ve psikologdan yardım almalı ...

ben de psikolog olduğumdan böyle vakalarla pek çok kez karşılaştım. tek tavsiyem sadece ilaçlarla değil özgüven ve motivasyonumuzu arttırmak için bir şeyler yapmalı ve olumsuz iç sesimizi dinlememeye gayret etmeliyiz..

kozmetik psikolojisinin dediği gibi meşgaleler bulmak, hobiler edinmek şart

Ahh en berbat rahatsızlıklardan. İleri boyuta geçmeden ben hissettiğim belirtileri doktorumla paylaşarak, önlemimi aldım Allah'tan. Stres en büyük kaynağı maalesef ki :(

Kesinlikle ben de aynı şeyi düşünüyorum. Kaçarak kurtulan duymadım, hep üzerine giderek yenenler olmuş. Doktor yardımı da çok önemli tabiki :) Darısı başıma :) <3

Haklısın canım; o alarmlar bir çalmaya başladı mı nerede ne zaman tekrarlanacağı belli olmuyor. Panik atak bitse bile panik bozukluk, davranış kaçınmaları devam ediyor. O nokta çok zor maalesef :(

Kesinlikle öyle. Kendini dinlemeye başladı mı insan, sonu gelmiyor maalesef :(

Evet aynen öyle. Bende başladığında trioitten şüphelenilmişti ve ben uzun süre bu rahatsızlığı kabul etmemiştim. Hala da kabul etmiyorum aslında ama kabul etsem de etmesem de yapıştı kaldı üzerime ama geçecek inşallah, tam gaz devam direnmeye :) #direnduygu :D

Yorumlarda Smile Kullanmayı Sever misin?
Reklam Tarzında Yorumlar Yayınlanmayacaktır.