Herkese Merhaba,
Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulması sırasında tarihin en büyük dönüm noktalarından bir olan 19 Mayıs'ın yıl dönümü yine geldi çattı. Atatürk'ün Samsun'da Kurtuluş Savaşı'nı başlattığı gün olan bu tarih, aynı zamanda Büyük Önderimiz Atatürk'ün doğum tarihi ve yine Atatürk tarafından Türk Gençliğine armağan edilen bayramdır.
Günümüzde çok fazla özel gün kutlaması yapsak da bana göre bu tarihsel anlamı olan günler daha bir ayrıcalıklı tutulmalı. Kurtuluş Savaşı'nı başlatan gün demek; şu an yaşadığımız özgürlüğümüzün, ulusal kimliğimizin göstergesi olan gün demektir. Şu an böylesine güzel bir ülkede, tüm yaşananlara rağmen ! rahat ve kimliğimizle nefes alabiliyorsak tek sebebi bu önemli günlerdir.
Bunca zorlukla, imkansızlıkla kurulan Türkiye Cumhuriyeti'ni ve üzerinden yıllar geçse de tüm dünya liderleri tarafından tek geçilen Atatürk'ü unutturmamak ise bizim en büyük görevimiz. O bize bu bayramları hediye ettiyse; bizim de onu anarak, bizden sonraki nesillere aktararak korumamız , O'na vereceğimiz en büyük hediye olacaktır. Bir kez daha günün anlam ve önemine hitaben Gençliğe Hitabe'yi okumanın tam da yerinde olduğunu düşünerek yazıma son vermek istiyorum.
Ey Türk gençliği!
Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyet'ini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.
Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur.
Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir.
İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklâl ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetln imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin!
Bu imkân ve şerait, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler.
Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dagıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir.
Bütün bu şeraitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hiyanet içinde bulunabilirler.
Hatta bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasî emelleriyle tevhit edebilirler.
Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir. Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi, vazifen; Türk istiklâl ve cumhuriyetini kurtarmaktır!
Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda, mevcuttur!
Bu güzel günümüz hepimize kutlu olsun, bir sonraki yazımda görüşmek üzere sevgiler (;

10 yorum
Hepimize canım (:
.Tüm .Türk Gençliğinin bayramı kutlu olsun
Hepimize kutlu olsun :)
Gelecek gençlerle güzel olacak:)))
hepimize kutlu olsun
gençlerimize emanet olması güzel tabii ama gençlerimizi ne kadar iyi eğitimlerden geçiriyoruz, bu da sorgulanmalı
(: Ah hep birlikte
Teşekkürler (:
Tek temennimiz (:
Eğitim görevi de gençlerin bir üst nesline ve ailelerine düşüyor. Ama ben bilinçli bir gençlik geldiğine inanıyorum (:
Yorumlarda Smile Kullanmayı Sever misin?
Reklam Tarzında Yorumlar Yayınlanmayacaktır.