Kitap Tanıtımı
Bazen kader, hayatımızdaki kişilerle sınar bizi.
Ki hayaller bu sınavı geçmek için yeterli değildir…
Ki hayaller bu sınavı geçmek için yeterli değildir…
1929 yılında Glasgowda yaşayan genç, güzel Beattienin büyük hayalleri vardır, ta ki evli sevgilisi Henryden hamile kalana kadar… Çocuğunu evlatlık vermek üzere dünyaya getirmeden hemen önce Henry karısını terk edip Beattie ile birlikte Londraya kaçmaya karar verir. Orada kendilerine yeni bir hayat kuracaklardır.
Tam seksen sene sonra kader, Beattienin torunu Emmaya oyununu oynayacaktır. Ünlü bir balerin olan Emma, geçirdiği sakatlık nedeniyle kariyerinden vazgeçerek aile bağlarının olduğu Avustralyaya dönmek zorunda kalır. Büyükannesinden ona kalan çiftliğe vardığında, tek amacı oradaki eşyaları düzenlemektir. Ancak dört bir tarafı sararmış fotoğraflar ve eski mektuplarla çevrili olan Emma, geçmişin tozlu sayfalarında kalan bir aile sırrını çözmeye çalışırken bulur kendini. Emma attığı her adımda büyükannesiyle kaderlerinin nasıl da bir örüldüğünü keşfedecektir.
Kır Çiçeği Tepesi, yalnızca iki kadının hikâyesini barındıran yürek burkan bir roman değil, ayrıca insanın elindeki gücü ve bu gücü keşfettiğinde neler yapabileceğini ortaya koyan bir başyapıt.
“Romanın gücü, Freemanın oluşturduğu karakterlerin yanı sıra aşk, nefret ve utancı nasıl işlediğine de dayanıyor. Hem Beattie hem Emma kendilerini yeni bir hayata başlarken buluyor. Okuyucuları kâh neşelendiren kâh üzen de bu kadınların hikâyesidir.”
-Publishers Weekly-
-Publishers Weekly-
Sayfa Sayısı: 536
Baskı Yılı: 2013
Dili: Türkçe
Yayınevi: Arkadya Yayınları
Bu kitabı Bursa kitap fuarında keşfettim. Bazı kitapların sadece kapağına vurulabiliyorum bu da onlardan biri :)
Sarah Jio kitaplarını sevenler Kimberley Freeman ın tüm kitaplarını sever diye bir yorum okumuştum gerçekten öyle. Çocukları uyuturken bile bir an önce uyusunlar da kitabı bitireyim diye heyecan yaptım. Akıcı bir dili var 1 hafta gibi bir sürede bitirdim.
Konusuna gelince ; hikaye iki ayrı dönemde geçiyor. Geçmişe dönerek Beattie nin evli bir adamdan hamile kalmasıyla başlıyor. Çok zor şartlarda çocuğunu doğuruyor ve kocasından kaçıyor. Kızıyla birlikte geçim sıkıntısı çekerek hayatını devam ettirirken riskli bir kumar oyununa giriyor ve çalıştığı Kır Çiçeği tepesindeki çiftliği basit bir kumar oyununda kazanıyor. Yeni aşka yelken açması, kızının babasının onu bulmasıyla hikaye çok daha dramatikleşiyor. Kocası eski karısıyla kızını alıp götürüyor ve Beattie o saatten sonra kızının hasretiyle daha bir kötü döneme giriyor. Beattie kızını bulamayarak tüm sırlarınıda arkasında bırakarak yeni bir hayat ve yeni bir aile kuruyor. 2009 yılına dönerek Beattie nin torunu Emma yıllar sonra ölmüş olan büyükannesinin vasiyeti üzerine çiftliğe giderek tüm sırları ortaya çıkarıyor. Her detay ince ince anlatılmışken kitabının sonu çok havada kalmış gibi geldi bana heyecanla sonuna kadar geldim. Ve dumur oldum :) Ama yine de çok severek okuduğum kitaplar arasına girmiş oldu.
İnsanı esir alan okurken sıkılmanıza fırsat vermeyen dram ve duygu yüklü hikayeleri seviyorsanız mutlaka okuyun derin ;)
Sevgiler,
Gülşah ÖNEN
3 yorum
Çok güzel bir kitaba benziyor.Farkındalık yarattığınız için teşekkürler :)
ben teşekkür ederimmm :)
Arkadya yayınlarının en çok ayraçlarını seviyorum bende (: Bu kitabı da en kısa zamanda okumak istiyorum.
Yorumlarda Smile Kullanmayı Sever misin?
Reklam Tarzında Yorumlar Yayınlanmayacaktır.